ASLIHAN ÖZEN



"Karışıklığın üzerindekilere karışıklık bile düzen gelir…"
Ausey

Mutlu bir çocukluğum oldu. Kalabalık, yemyeşil bir ortamda, boynumda bir ipe asılı anahtarla, hep sokak seven bir çocuk oldum. Bluğ çağında, dünyayı değiştirebileceğini düşünen, insanları seven, oldukça asi bir çocuğa dönüştüm. 20’li yaşlarıma geldiğimde ise dünya ayağımın altından kaydı ve kafam karma karışık oldu. Artık sisteme ve dünyaya zıt, yaşamaktan zevk almayan biriydim. Kendime, insanlara, her şeye kızgındım. Bu zorlu süreç 12 yıl kadar sürdü. Sonunda, artık bir gün çaresizlik içinde, yüzüm duvara dayanmış, bir adım bile ileri gidemez halde buldum kendimi. İşte beni değişime zorlayan an, o andı. Yaklaşık on beş yıldır yaşama gelmemdeki asıl amaca uygun bir yolda yürüyorum. Bu yolu, kendimi bilme veya başa dönüş yolculuğum olarak adlandırabilirim.

Durum basitçe şöyle, ben bir zamanlar hayatta yolumu kaybedip, bizzat bunu acısını yaşayan, daha sonra da yolu tekrar bulan birisiyim. Damdan düşenin halinden, damdan düşen anlar. Ben düştüm. Kalktım. Bana el uzatanların eline yapıştım. Dizlerimdeki tozu sildim ve kendi gerçeğimi bilme yolunda yürüyorum.

Müzisyenim, kitap yazarım, her günümü kendimi bu yolda bir adım daha ileri götürmek için yaşarım, güneş batışlarını, ağaçları severim, rüyalarımda uçarım…

ASLIHAN ÖZEN